Gruplar basın açıklaması yaptılar

30 Kasım 2015, Pazartesi - 12:41

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklanması ve Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesi üzerine aralarında KESK, DİSK, TMMOB, TTB , Öteki Hukukçular, Çağdaş Hukukçular Derneği’nin de bulunduğu grup, Sabri Yalım Parkı’nda tepkilerini göstermek için bir basın açıklaması yaptı. Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklanması ve Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi de çıkan silahlı çatışmada öldürülmesi üzerine Sabri Yalım Parkı’nda bir basın açıklaması düzenlendi. KESK, DİSK, TMMOB, TTB, Öteki Hukukçular ve Çağdaş Hukukçular Derneği’nin de aralarında bulunduğu grup da yaşanan bu olaylarla ilgili Sabri Yalım Parkı’nda basın açıklaması düzenledi. Sabri Yalım Parkı’nda polis grubun etrafında geniş güvenlik önemleri aldı.

‘BASIN ÖGÜRLÜĞÜNE BİR KİLİT DAHA VURULDU’

Grup adına ilk açıklamayı KESK dönem sözcüsü Gülüzar Ateş yaptı. Ateş;“Hukukun paspas yapıldığını belirterek; Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül ‘Mit Tırları’ soruşturması kapsamında tutuklandılar. Bizzat Cumhurbaşkanı’nın bu haberi, kişiselleştirip suçüstü psikolojisiyle gazeteleri hedef göstererek ‘Bunun bedelini ağır ödeyecek. Öyle bırakmam onu’ demesinden beri beklenilen oldu. Böylece, basın özgürlüğüne bir kilit daha vuruldu. Bu tutuklamalarla birlikte cezaevlerindeki gazeteci sayısı 30’u buldu. Gazetelerin bombalanıp gazetecilerin yargısız infazlarda, faili meçhullerde katledildiği; gazete/dergi/TV baskınlarının, sansürün, yasaklamaların, kapatmaların, kayyumlarla el değiştirmelerinin artık ‘olağan’ sayıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Yani durum bu anlamda ‘yeni’ değil. Yani iktidar karşıtı her muhalif düşünce ‘tehlikeli’ görülerek hep bastırılmaya çalışılmıştır.

‘BUNUN ADI FAŞİZİMDİR’

Bunun artık bir ‘ima’ değil, ilan olduğu, ‘fiili başkan’ın habere konu olan MİT tırlarını kastederek “silah olsa ne olur, olmasa ne olur” demesinde açıkça gözükmektedir. Yani şaşırmamız gereken şey, dünyanın gözünün içine baka baka yalan söylenmesi değil, aksine, tüm fütursuzluklarıyla doğrunun söylenmesidir. Bu, malumun ilanıdır ve adı da faşizimdir!

‘TÜM ONURLU GAZETECİLERİN YANINDAYIZ’

Hukuk tanımam, istediğimi yaparım, herkese dokunurum pervasızlığına, tek adam diktatörlüğüne, saray darbesine karşı demokrasi, özgürlük ve adalet mücadelesine yılmadan, usanmadan, kararlılıkla ve sıranın kime geldiğine aldırmadan sürdürmeliyiz. Demokratik toplumsal muhalefetin de tek dayanağı budur. DİSK-KESK-TMMOB-TTB olarak; Cumhuriyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Can Dündar ve yazarı Erdem Gül’ün tutuklanmasını kınıyor, iktidarın tüm baskı ve gözdağlarına rağmen, haklarına ve mesleklerine karşı duydukları sorumluluk ve kararlılıkla görevlerini yapan tüm onurlu gazetecileri desteklediğimizi, yanlarında olduğumuzu bildiriyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KATLİAMIN SORUMLUSU HÜKÜMET VE YANDAŞ MEDYADIR’

Öteki Hukukçular adına KOÜ Hukuk Fakültesi öğrencisi Çağan Adıgüzel açıklamalarda bulundu. Adıgüzel Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesi hakkında konuşarak, “ Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Balıkçılarbaşı semtinde bulunan ve geçtiğimiz günlerde kurşunlanarak tahrip edilen tarihi dört ayaklı minarenin önünde Diyarbakır barosu Başkanı Tahir Elçi bir grup avukatla açıklama yaptıktan sonra başına isabet eden tek kurşunla katledildi. Tahir Elçi’nin katledilmesinin sorumlusu, Elçi’yi düşüncelerinden dolayı, düşüncelerini ifade ettiği için hedef gösteren hükümet ve yandaş medyasıdır. Tahir Elçi insan hakları, barış, özgürlük, eşitlik için mücadele eden bir hukukçuydu. Bizler geleceğin hukukçuları olarak Tahir Elçi’nin hukuk, adalet ve özgürlük mücadelesini ondan miras alıp daha yükseklere taşıyacağız” dedi. Basın açıklaması daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

8 + 7 = ?

 
haber yazılımı: buki