Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu tarafından kurulacak yeni partilerin AKP’ye nasıl yansıyacağı merak edilirken partinin eski vekillerinden Mehmet Metiner, Ak parti'nin artık ömrünü tamamladığını açıkladı.

23 Haziran'da yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri sonrası partisinden istifa eden eski bakanlardan Ali Babacan ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kuracağı yeni partilerin AK Parti’ye nasıl yansıyacağı merak edilirken partinin eski milletvekillerinden Mehmet Metiner’den dikkat çeken bir açıklama geldi. AK Parti'nin artık ömrünü tamamladığını ifade eden Metiner, "Yenilenmiş bir AK Parti’ye değil yeni bir AK Parti’ye acilen ihtiyaç var" dedi.

Yeni Akit’in haberine göre Metiner, "Gücün olduğu her yerde onu elde etmeye çalışanlar olur. AK Parti’nin içine sızmalar bu yüzden olmuştur. Dava şuurundan yoksun unsurlar güç elde etmek için AK Partilileştiler" ifadelerini kullandı. Kimilerinin AK Parti’yi bırakıp gittiğini söyleyen Metiner, kimilerinin de gitmek için vakit kolladığına dikkat çekerek "Eski Türkiye yok" açıklamasında bulunarak şunları kaydetti:

AK PARTİ ÖMRÜNÜ TAMAMLADI

"Eski Türkiye şartlarında kurumuş AK Parti’de artık ömrünü tamamladı. 2001’deki AK Parti’de ısrar, Yeni Türkiye’nin siyaset anlayışının tersine kürek çekmek anlamına gelir.Bir zihniyet değişimine ihtiyaç var. Yenilenmiş bir AK Parti’ye değil yeni bir AK Parti’ye acilen ihtiyaç var. Yeni bir teşkilatlanma modeline dayanan yeni bir AK Parti." Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yeni bir partinin kurulması gerektiğini söyleyen Metiner, şöyle devam etti:

YENİ KADROLAR ŞART

"Milletvekillerinin sadece milletvekilliği yaptığı, partinin de dava şuuruyla donanmış yeni kadrolarla yönetildiği bir model şart. Partiyi yönetenler ile meclis grubu kesinkes birbirinden ayrılmalı. Belediye başkanları ve milletvekilleri partiyi yerelde belirleyen veya onların üstünde güç sahibi olan kimseler olmaktan çıkartılmalı. Belediye başkanları partilerinin belirlediği ilkeler doğrultusunda sadece belediye hizmetleriyle meşgul olmalı. Milletvekilleri partilerinin emrinde kendi seçim bölgelerinde gerekli çalışmaları yapmalı. Yasama faaliyetlerinin yanı sıra tek işleri seçmen toplulukları olmalı. Parti belediye başkanlarının ve milletvekillerinin veya genel merkezde görevli vekillerin emrinde olmamalı. İşte o zaman güç tekelleşmesinin önüne geçilir." 

Akit