KUR’AN’DA MÜMİNLER(2)

Bu makale 559 kere okunmuş.20 Kasım 2014, Perşembe - 10:35

İmanlarında kuşkuya yer yoktur.

Mü’minler, ancak şu kimselerdir ki, onlar, Allah’a ve Rasûlü’ne iman ettiler, sonra imanlarında hiç bir kuşkuya kapılmadılar; Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler.  İşte imanına bağlı, gerçek müminler bunlardır. (Hucurat Suresi, 49/15)

Elçiye indirileni dinlediklerinde hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Derler ki: “Rabbimiz inandık; öyleyse bizi şahidlerle birlikte yaz.” (Maide Suresi, 83)

Gayba iman ederler.

Gizli kalmak, gizlenmek, görünmemek, uzaklaşmak, gözden kaybolmak anlamlarına gelen gayb, dinî bir kavram olarak, nakle dayalı bilgi olmaksızın hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanı demektir.

Onlar, gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. (Bakara Suresi, 3)

(O takvâ sahipleri ki) onlar, görmedikleri halde Rablerine candan saygı gösterirler. Yine onlar, kıyametten korkan kimselerdir.  (Enbiya Suresi, 21/49)

Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. (Yasin Suresi, 11)

Fakat Rab’lerini görmedikleri halde, O’na karşı saygılı davrananlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır. (Mülk Suresi, 12)

Herşeyin Allah’tan olduğunu bilirler.

De ki: "Allah bizim hakkımızda ne takdir etmiş, ne yazmışsa başımıza ancak o gelir. Mevlamız, sahibimiz O’dur. Onun için müminler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler. (Tevbe Suresi, 51)

De ki: “Allah’ın dilemesi dışında, kendim için zarardan ve yarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince, artık ne bir saat ertelenebilirler, ne öne alınabilirler. (Yunus Suresi, 49)

Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz (hiçbir şey) dileyemezsiniz. (Tekvir Suresi, 29)

Hiç bir şey hakkında: “Ben bunu yarın mutlaka yapacağım” deme. Ancak: “Allah dilerse” (inşallah de). (Kehf Suresi, 23)

Allah’ın izni olmaksızın hiç bir musibet gerçekleşmez. Kim Allah’a iman ederse, Allah onun kalbini hidayete yöneltir. Allah, her şeyi bilendir. (Teğabun Suresi, 11)

Asıl hedefleri allah’ın rızasını kazanmaktır.

Ve onlar Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar ki dünya  yurdununu sonucu (ahiret mutluluğu) onlarındır. (Ra’d Suresi, 22)

“Kendileri de ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, sırf Allah’ın rızasına ermek için fakire, yetime ve esire ikram ederler. Ve şöyle derler: Biz size, ancak Allah’ın yüzü (rızası) için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne bir teşekkür.” (İnsan Suresi, 8-9)

 

Allah’ın rızasına uyan kişi, Allah’tan bir gazaba uğrayan ve barınma yeri cehennem olan kişi gibi midir? Ne kötü barınaktır o. (Al-i İmran Suresi, 162)

Hayırlı Cumalar…

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

2 + 5 = ?

 
haber yazılımı: buki