yakintakipgazetesi @ gmail.com

Bu gün sosyal  medya üzerinden akşam kısmet olursa nasıl  güçlü bir devlet  olunur konusuna penceremizi açacağımızı duyurmuştum.Sanmayın ki siyasi ipuçlar verceğim yada tabiri caizse ahkam keseceğim dış politikada şöyle olmalıydı iç işlerinde şu doğrular  şu yanlışlar vs..

Farklı bir pencere açacağız gönül  evimize kendimize  yakıştığı gibi hak olanı söyleyerek.

 

                           Milleti yaşatki devlet yaşasın

 Ne güzel ne hoş bir kelamdır Milleti yaşatki devlet yaşasın.Adeta bir reçete bir vasiyet bir öğüttür duyabilene anlaya bilene kurtuluştur bu kelam binlerin milyonların vebalini omuzlayanlara.

 

         En yukarıdan en aşağıya yönetim dairesinin tüm fertlerinin liyakat sahibi işinin ehli ahlak ve maneviyat sahibi olduğunu düşünerek devam edelim.

         Ne yapmalı güçlü bir devlet olmak için

Evvela bakmak lazım nereyemi kimleremi Resülullahın emanetlerine. Kimleremi onlar  öksüzler garipler yetimler .

  Çünkü yetimin göz yaşı titretir arşı.

Üzerine titremek lazım Onların yiyemediğini yemiyerek içtiğini içmeyerek Sürekli denetleyerek onları hoş tutar yuvasını kurana kadar elini üzerinden çekmezsin Onun senden memnun oluşu Allahı memnun eder duası  devleti aliyeye kalkan olur.

     Çalışan ücretini aldığında yüzü gülmüyor yorgunluğu gitmiyorsa haksızlığa uğruyorsa ve buna engel olunmuyor yada olunamıyorsa Allah bundan hoşnut olmaz.Allahın hoşnut olmadığı işte yerde Allahın rahmeti olmaz.

              

        Yardım ederek değil al sana iş alın terinle kazan paşa paşa ye demek lazım bunun için çalışmak lazım.Yol iz en sonraki iş varsın ahali toprak yolda yürüsün cebinde parası olsun oğlunun cebine harçlığını koysun eşine çarşı pazar parası versin hatta Hanım belki yetmez şunu da al desin Babanın başı dik olsun.

      Başka ne lazım güçlü bir devlet olmak için çok şey lazımda aklımıza gelenleri yazıyoruz.

      En önemlisi yanmak lazım ama sözde değil özde Her takım elbisenin altında bir derviş olacak.Kurnazlık edeni koyacaksın kapının önüne evladın makam istese hak ediyormu diye bakacaksın tabi yine bir  derviş gözüyle.

 

   Öyle belediye başkanı şu başkanı bu başkanı olacağım diye yerine getiremeyeceğin sözler vermeyeceksin örneğin garibi fukarayı koşturup hakkına girmeyecek ah almayacaksın.Öncelik sırasına koyacaksın ihtiyaç sahibini bile kul hakkı yiyenin gözünün yaşına bakmayacaksın rütbesi ne olursa olsun.

 

      En önemliside ölümü unutmayacaksın bir parça kefen koyacaksın makamındaki masanın çekmecesine ara sıra bakacaksın.

 Sonra diyeceksin kendine eyy İsmail zavallı İsmail ayağı kayınca düşen

Uyumaya yemeğe içmeye havaya görmeye duymaya muhtaç olan İsmail.

     Her nefes son nefes olabilir ayağını denk al

 

  Yapabilene helal olsun Allah ondan razı olsun

 

Selamız okunmazsa Mevlam ol derse olu verir yazarız yine İnşaAllah.

 Kalın sağlıcakla